Etkili Koçluk için 9 Temel Prensip

Etkili Koçluk Yaklaşımı için 9 Temel Prensip

ETKİLİ KOÇLUK YAKLAŞIMI İÇİN 9 TEMEL PRENSİP

Koçluk ve Öğrenme İlişkisi
3 Adımda Koçluk ve Öğrenme İlişkisi

 

Koçluk ve Mentorluk bir anlamda öğrenme ilişkisidir. Danışanın, kendi hayatının sorumluluğunu alma, öz-kaynaklarını keşfetme, potansiyelini açığa çıkarma ve arzu ettiği değerli sonuçları başarma yollarını öğrenme sürecidir.

 

 

  1. Öğrenme değişimin kalbindedir.

Koçluk ve Mentorluk iki insanın sadece bir araya gelerek etkileşimde bulunduğu ya da sohbet ettiği bir süreç değildir.

Koçluk- Mentorluk ilişkisinde öğrenme, değişim ve dönüşüm meydana gelir.

Koç ve danışan bilgiyi, değerleri, inançları, davranışları, becerileri ve deneyimleri paylaşır ve süreç içerisinde bütünleşirler.

Koç ile danışan arasında uyum sağlandığında (rapport) danışan -koçla, koç- danışanla bağ kurdu demektir.

Diyaloglar bu bağı kurmak için oldukça önemlidir. Bu diyalogda karşılıklı öğrenme ve merakla dinleme vardır.

Koçluk -Mentorluk ilişkisinden sonuç almak için iki tarafında sergilediği gönüllülük, fikirlerini paylaşmak için alan, dinleme, anlama, yeni fikirlere açık olma ve yeni sorumluluklar alma isteği de vardır.

Diyaloglar günden güne bağı kuvvetlendirerek danışan için sürdürülebilirliğin sağlanmasına yardımcı olur. Öğrenme ilişkisi danışanın partneri olmaya evrilir.

Yanlış anlaşılma olmasın, bu diyalogda bir kişinin bir düşünceyi ya da eylemi diğer kişiye empoze etmesi asla yoktur.

  1. Danışanın gündemi merkezi önem taşır.

Odağın ve dikkatin danışan “gündeminde” olması elbette danışan için zorlayıcı ve aynı zamanda da danışan için güçlendiricidir.

Bazı danışanlar kendi gündemlerini belirleme konusunda gönülsüzken, bazıları belirli şüphelerin dışında hedefleri hakkında oldukça açık ve istekli olabilirler.

Koçun merkezi konumu danışanın gündemine bağlı kalarak danışan için neyin önemli ve değerli olduğuna çözüm getirebilmesine yardım etmek üzerinedir.

Bu yardım danışan için öğrenme ve gelişimini ileriye yönelik düzleme oturtmak üzere tasarlanmaktadır.

Açık ve belirgin bir hedef ve gündemle gelen danışana; Koç, danışanın iç ve dış kaynaklarını keşfetmesi ve teşhis etmesi için asiste eder. Değişimi ve gelişimi kolaylaştırır.

Danışan bir çıkmaza girdiğinde; Koç, olasılık ve umut içeren konuşmalarla varlığını sürdürmekten çekinmez ve hatta bu olasılıkları gerçekleştirmek için danışanla çalışmalarını sürdürür.

  1. Koç, mesleği çerçevesinde kolaylaştırıcıdır (facilitator) yön verici (instructor) değildir.

Danışanı mücadele ettiği, zorlandığı süreçlerde öğrenmesi ve gelişmesi için destekler.

Danışan süreç içerisinde edindiği tecrübelerde, yetenek, bilgi, fikir, deneyim ve yeni farkındalıklar kazanır.

Koç için danışanın “gelişimi”, danışan ne öğrendiyse onunla hayatının diğer evrelerinde de kullanarak içselleştirmesi, bütünleşmesi ve varlığını sürdürmesi demektir.

Zorlayıcı sorular sormak, yeni bir bakış açısıyla farkındalık kazandırmak, bazen baktığı resmi değil bulunduğu yeri değiştirmesine fırsat vermek, zorlamak ve meydan okumak danışanın içinde değişim ve dönüşüm yaratır.

Kimi zaman koç danışana öğrenmesi ve gelişmesi için ona neyin yardımcı olduğunu sorar. Ancak etkili bir kolaylaştırıcı, danışan için en uygun öğrenme metodunu teşhis edebilendir.

Böylece danışan için de nasıl daha kolay öğrenebildiği ve neye ihtiyaç duyduğu açıklığa kavuşur.

Danışan bu yapılanma süreçlerinde koçluğun danışan için ne işe yaradığını ve nasıl fayda sağladığını daha da net anlamaya başlar.

Kolaylaştırıcı- Koç danışanla geçirdiği seanslar arasındaki farklılığı gözlemler ve seanslar arasında neler olduğunu anlar.

Koçluk seansları öğrenme, değişim, dönüşüm, aksiyon alma ve sürdürülebilirlik için danışan hayatında bir katalizör görevi görür.

  1. Bağlamda kalmak Koç’un işinin gerekliliğidir.

Danışan için kısa dönemli ve uzun dönemli bireysel problemler birbiriyle ilişkilidir. Koç bütüncül yaklaşımıyla danışanı “şu an” ve “gelecek” deneyim, problem, fırsat ve gelişim alanlarına odaklanır.

Koçlukta beklenen en iyi sonuç; güçlü yönlerin, öz kaynakların gelişmesi ve gelişim için yeni alanların belirlenmesi dengesiyle ortaya konur.

Koç, işin içeriğini danışanın probleminin kaynağını bulması için ‘yeterince’ bilmesi önemlidir.

Aynı zamanda fırsatların farkında olmak ve çalışma alanı içerisinde kaynakların kişiden kişiye değişebileceğinin de farkında olması önemlidir.

Koçluk, danışanın kariyerini himaye altına alamaz, terapi ya da danışmanlık çatısı altına giremez.

  1. Değişim ve Aksiyon Alma-Harekete geçme

Değişim ve harekete geçme danışan için bir çıktıdır. Koçluk danışanın hayatındaki değişimi kolaylaştırır ve onun için değerli olan sonuçlar üretmesine liderlik eder.

Danışan gerçekten değer verdiği, önemsediği konularda başarıya ulaşmayı amaç edinir. Kariyerinde iş yaşamında pozitif farklılıklar meydana gelir.

Değişimin asıl önemi danışanın gündemi ve hedefine hakim olmasıyla ilişkilidir.

Davranışta gerçekleşen minör bir değişim iş yaşamında majör bir değişime etki edebilir.

Değişim çok çalışmak ve hedefe motive olmakla da ilgilidir.

Değişim dirence karşı gelmekle de ilgilidir.

Koç, danışanın direncini danışanın hayatında gerçekleşecek köklü değişim için bir işaret olarak algılar ve danışanı direnciyle yüzleştirerek kendi değerlerini, hedeflerini açıklığa kavuşturmasına yardım eder.

Koç için danışanın direnci ile yüzleşmesi, danışanın direncini kırmaktan önemlidir.

  1. Koçluk model ve yaklaşımları

Koçluk ve Mentorluk yaklaşım ve modelle ilgiliyse o zaman koçluk model ve yaklaşımları hem koç hem danışanın çıktığı yolculuğa pusula olmak ve rota çizmek için kullanılmalıdır.

Koçluk model ve yaklaşımları rota belirlemek ve hedefe doğru yönelim için referans noktalarını belirlemeye yardım eder.

  1. Koçluk Becerileri

Etkili bir koç gerekli becerileri sergileyerek danışanın görüş kazanması ve potansiyelini açığa çıkarması için danışanı asiste eder. Bir koçun repertuarında farklı araç ve teknikler bulunur ve bunları danışanın değişimi ve gelişimini desteklemek için kullanır.

  1. Koçun Niteliği

Bir koçun ayırt edici özelliği kişiliği değerleri deneyimleri aslında koçun “kendisini” ortaya koyar. Koç ve danışan arasında kimya tutarsa derin bağ ve uyum ilişkisi oluşur.

Bu bağ ve uyumlu ilişki danışana özgüven umut cesaret ve hareket alanı verir.

Etkili koçlar sadece zeki değil aynı zamanda erdemlidir. Onlar karşılaştıkları, duydukları, gördükleri, deneyimledikleri olaylarla ilgili yargıya varmazlar.

Dikkatle, merakla, önem vererek, saygıyla ve empatiyle dinlerler.

Koç olarak var oluşlarını önce insan ve aynı zamanda bir profesyonel olarak korurlar.

  1. Etik İlke ve Prensipler

Etik ilke ve sınırlar hem koç hem de danışanı rehber alır.

Danışan ve koçun haklarını korumak ve saygılı yaklaşmak ilkesi koçun taahhüdüdür.

Adil, açık, transparan ve fayda sağlamayı amaç edinen yaklaşımı destekler ve korur.

Etik sınırlar sadece iki tarafın haklarını korumaktan ibaret değildir. Koç ve danışanın birlikte yaptıkları işin kalitesini arttırmak için de önemlidir.

En etkili koçluk, beklentileri en yalın haliyle anlamakla gerçekleşir. Koçluk sözleşmesi, değerlendirme, iyi hazırlık yapılmış bir kapanış işin kalitesini ve değerini arttırır.

Etik ilkeler ilgili ülkelerin yasalarına ve bağlı olunan derneklerin etik kodlarına ve gerekliliklerine uygun olarak geliştirilir.

Ortak anlaşma sağlanılan bir sözleşmede limitlerin ve sınırların belirlenmesi danışanın kendini güvende hissetmesini sağlar.

Gizlilik ilkesi ve çıkar çatışması maddeleri etik ilkeler çerçevesinde önemli örneklerdir.

 

Daha detaylı okuma için https://www.amazon.com/Making-Coaching-Work-David-Clutterbuck/dp/1843980746 

 

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir